Konusu:

“Yapay zekanın yaşamınızdaki yeri nedir, ne olmalıdır?”

 Yazar Rumuzu: kano3243

 Eser Sıra Numarası: 23022026eser09


Kodların Gölgesinde İnsan

 

Yapay zekâ hakkında konuşmak artık çok normal. Eskiden bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz şeyler şimdi telefonumuzun içinde. Ama ben bu konuyu ilk kez ciddi düşündüğümde bir film izlemiyordum. Sadece bir ödev yapıyordum. Çözemedim. Bir süre baktım, düşündüm, sonra pes edip telefona yazdım. Cevap hemen geldi. O an mutlu oldum ama sonra şunu düşündüm: Ben bunu gerçekten öğrendim mi?Belki de mesele tam olarak bu.

Yapay zekâ çok hızlı. Bizden hızlı. Daha düzenli. Daha sabırlı. Yorulmuyor. Hata yaptığında üzülmüyor. Tekrar deniyor. Biz ise yoruluyoruz ve sıkılıyoruz. Bazen anlamıyoruz. Ama belki de insan olmak tam olarak budur.

Şu an yapay zekâ hayatımızın her yerinde. Navigasyon kullanıyoruz,  bizi o yönlendiriyor. İnternette bir şey arıyoruz, o sonuçları sıralıyor. Sosyal medyada karşımıza çıkan içerikleri bile o belirliyor. Hatta bazen ne izleyeceğimizi veya ne dinleyeceğimizi bile biz söylemeden bize öneriyor. Bu kolaylık güzel. Gerçekten güzel. Zaman kazandırıyor.

Ama zaman kazandıkça ne yapıyoruz? Daha çok mu düşünüyoruz, yoksa daha az mı? Zihnimizi kötülüyor muyuz yoksa zihnimizi dinlendiriyor muyuz?

Eskiden bir bilgiyi bulmak için kitap karıştırmak gerekiyordu. Kütüphaneye gidiliyordu. Şimdi birkaç saniye sürüyor. Bu kötü değil, ama sabrımız değişti. Beklemek zor geliyor. Bir şey hemen olmazsa sıkılıyoruz. Bu sorunda hayatımızda ki şeylerin hemen bitmesini istediğimizi ortaya koyuyor. Yapay zekâ bize hız verdi ama belki de biraz sabrımızı aldı.

Ben yapay zekânın kötü olduğunu düşünmüyorum. Hatta doğru kullanıldığında çok faydalı. Özellikle sağlık alanında. Bir hastalığın erken fark edilmesi bir hayat kurtarabilir. Eğitimde eksikleri görüp destek vermesi bir öğrencinin yolunu değiştirebilir. Bunlar küçümsenecek önemli olmayan şeyler değil.

Ama şunu unutmamak gerekiyor: Yapay zekâ karar vermez, sadece hesap yapar. Aradaki fark küçük bir ip gibi görünür ama aslında çok büyük. Hesaplamak başka bir şeydir, sorumluluk almak başka bir şey. Bir doktor sadece test sonuçlarına bakmaz; hastanın yüzüne de bakar. Ses tonunu duyar. Endişesini hisseder. İşte bu kısmı makine yapamaz. Çünkü yapay zekanın ruhsal özeliği yoktur.

İnsan bazen mantıklı olanı değil, doğru hissettiğini seçer. Bazen zararlı olacak bir karar almaz çünkü vicdanı izin vermez. Vicdanın matematiği yoktur. Empatinin formülü yoktur. Bunlar yaşanarak oluşur.

Beni düşündüren şey şu: Eğer biz her şeyi makinelerden beklersek, kendi düşünme kaslarımız zayıflar mı? Bir problemi çözmek için uğraşmak insanı geliştirir. Hemen cevabı almak ise rahatlatır ama geliştirmeyebilir. Kolaylık bazen konfor alanına dönüşür. Ama konfor her zaman iyi değildir. Bazen bir bilgiyi bulmak için saatlerce uğraşmak gerekir ya da bir işte en iyi olmak istiyorsan bu konfor alanında yapamazsın bu iş için dişini sıkmak gerekir.

Gelecekte yapay zekâ daha da gelişecek. Belki bazı meslekler kaybolacak. Belki yeni işler çıkacak. Bu değişim biraz korkutucu olabilir. Ama değişim zaten hayatın bir parçası. Asıl önemli olan, bu değişimin içinde insanın kaybolmaması.

Benim için yapay zekânın yeri net: Yardımcı olabilir ama merkezde olmamalıdır. Merkezde insan olmalı. Çünkü makine bilgiye ulaşır ama anlam vermez. Makine öğrenir ama hissetmez. Makine analiz eder ama üzülmez.

Dünyayı asıl yaşanabilir yapan şey teknoloji değil. İnsanların birbirine karşı tutumu ve hisleridir. Birine yardım etmek, birini affetmek, birine destek olmak… Bunlar kodla yazılmaz.

Belki de asıl soru şu değil: Yapay zekâ ne kadar gelişecek? Asıl soru şu: Biz insan olarak ne kadar güçlü kalacağız?

Eğer düşünmeye devam edersek, sorgularsak, vicdanımızı korursak yapay zekâ bir tehdit olmaz. Ama düşünmeyi bırakır, her şeyi hazır almaya alışır ve sorumluluktan kaçarsak işte o zaman sorun başlar.

Ben teknolojiden korkmuyorum. Ben insanın kendini bırakmasından korkuyorum.

Çünkü sonunda mesele şuna geliyor: Makine var, evet. Ama insan nerede duracak?

Eğer insan merkezde kalırsa, yapay zekâ sadece bir araç olur. Ama insan geri çekilirse, o zaman denge değişir.

Ve bence geleceği belirleyecek olan şey makinelerin gücü değil, insanların bilinci olacak.


önceki eser / sonraki eser