Konusu:

“Yapay zekanın yaşamınızdaki yeri nedir, ne olmalıdır?”

 Yazar Rumuzu: mavi lotus0000

 Eser Sıra Numarası: 30012026eser01



                                        FANÎ ZEKÂNIN ESERİ

İnsanlar, varoluşlarından itibaren her yetersizliğe, eksikliğe bir çözüm yolu geliştirerek yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Farklı araç gereçler icat etmiş, teknolojiyi geliştirmiş ve kendilerini devamlı ileri taşımışlardır. Kendileriyle rakip olarak daime sınırlarını daime genişletmişlerdir. Elektrikten tutun da matbaaya kadar birçok yenilik, devrim yapılmış ve bunlar insanlığı en başından değiştirmiştir. îşte bu yeniliğin, devrimin günümüzdeki haline ise yapay zekâ deniliyor. Yalnızca bilgisayarın kodlarından ibaret bir sistem olmamakla birlikte, bizimle resmen bir hayat yaşıyor. Yeri geliyor giyeceğimiz kıyafeti seçiyor, yeri geliyor bizimle dertleşiyor, hatta pek çok alandaki çalışmalarımızı da o yapıyor. Yani kısacası, hayatımızın hemen hemen her noktasını istila etmiş durumda. Çok gelişmiş bu teknoloji karşısında cevap beklememiz asıl soru ise: Yapay zekânın yaşamımızdaki yeri nedir ve insanlar olarak onu hayatımızda nasıl bir yere koymalıyız?

Yapay zekâ, günümüzde istekten çok ihtiyaç haline gelmiş durumda. Elimiz ayağımız olmuş. Günlük hayatımızda, akıllı telefonların sesli ekranlarında, sosyal medya akışlarımızda, kişiselleştirilmiş arama motorları sonuçları gibi çoğu şeyde yapay zekâ algoritması kullanılır. Sağlık sektöründe ise yapay zekâ sistemleri, tomografi ve röntgenleri çok kısa sürede analiz edip kanser hücreleri veya insanların anlayamayacağı hastalık belirtilerini algılar ve erken teşhis oranıyla birlikte kurtulan hayatlar çoğalır. Arıca yapay zekâ sistemleri, insan zekâsıyla erişilemeyecek büyük veri işleme hızı sayesinde büyük verimlilik ve hız kazanıp küresel ekonominin itici gücü olmuştur. Tabii bu hız, yalnız fayda değil, zararı da peşinden sürüklemektedir.

Gel gelelim yapay zekânın olumsuz yanlarına. Kontrol edilmeden kullanılan yapay zekâ, insanların özel alanlarını önemsemeksizin kişisel bilgileri manipüle etmek için kullanabilir. Aynı zamanda herhangi bir yapay zekâ sistemi, peşin hükümlü verilerle geliştirilip eğitilirse dil, din, ırk, cins gibi pek çok eşitsizliği destekleyen kararlar verebilir. Bu şekilde fikirler öne sürmesi ise toplumsal huzuru tamamıyla bozar. Bunlar bir tarata dursun, bunlarla birlikte yapay zekânın işgücünü dönüştürme yeteneği, hele ki tekrar eden görevleri otomatik hale getirmesi yüzünden işsizlik korkuları insanlara aşılanmaktadır. İnsanların içinde büyüyen kaygılar, hem çevresine hem de kendisine zararlı, psikolojik ve fiziksel olarak çökmüş bireylere dönüştürür. Bu durum ise yapay zekânın aktif konumuyla sosyal dengeleri fena halde zedeleme riskleri bulundurduğunu kanıtlar. Tüm bu sebeplerle, yapay zekânın var olmasıyla birlikte, onu yönetmek te insanlık için ciddi öneme sahiptir.

İnsan hayatında yapay zekânın olması gereken yer, insanın zekâsının kolay, basit, daha çok tercih edilen alternatifi, muadili olmak yerine; onu biraz daha güçlendiren, yani onu tamamlayan olmasıdır. Eğitim konularına yapay zekâ okuryazarlığı eklenerek gelecek nesillerin bu teknolojiyi kullanmakla, üretmekle kalmayıp bunun yanında etik gözetmeni alanında da i imkânları bulmaları sağlanmalıdır. Aynı zamanda tekrar eden, insanları zihinsel ve fiziksel olarak yoran illeri devralarak insanların bunlarla zaman kaybetmek yerine, topluma, insanlığa ve kendisine yararlı olacak daha etik, felsefi, yaratıcı sorunlara konsantre olabilmesi için zaman kazanmalıdır. Ve bunun olması içinse, yapay zekâ kullanımıyla birlikte geliştirilmesi, insani değerleri merkez belleyen güçlü bir çerçeveye oturtulmalıdır. Sadede gelirsek, yapay zekânın yaraları sadece uluslararası yasal düzenlemeler ve işbirliğiyle, yani insanlara hizmet veren yasalar ile korunabilir. Teknolojiyle değil. Yapay zekâ, insanlar için arklı ve en yeni olan dönüm noktası olmuştur. Yorulan bir varlık olarak biz insanların hayatında vazgeçilemez ve varlığı suistimal edilemez bir yerdedir. Çoğu şey artık yapay zekâ sistemlerinin elindeymiş gibi gözükse de, en önemli şey aslında bizim elimizdedir. Yapay zekâ bizi adam mı etsin? Madam mı etsin? Vezir mi olalım? Rezil mi olalım? Yani bizler ya kendisine itaat eden köleler olacağız y da onu yaratıcılığımızı, yeteneklerimizi ortaya çıkarıp güçlendirecek işbirlikçimiz yapacağız. Fazlasıyla geliştirilmiş olan bu teknolojilerin ipleri tamamıyla bizim elimizdedir. Çünkü onlar yalnızca kullanışlı araçlardır ve araçlar biz nereye yönlendirirsek oraya giderler. Bu baht ya da kader değildir. Tamamen bizim sorumluluğumuz, vazifemizdir. Yapay zekâların kapasitelerini yükseltip, yaratacakları sorunları en aza indirgemek istiyorsak, insan odaklılık, denetlenebilirlik ve saydamlık prensiplerini kendimize kılavuz edinmemiz gerekir. Unutmamamız gereken en önemli şey ise, en gelişmiş teknoloji olan yapay zekâ sistemlerinin bile alt yapıtlarında onu yaratmış olan ve onu sınırlandıran bir fani zekâsı bulunur


önceki eser / sonraki eser