Konusu:
“Yapay zekanın yaşamınızdaki yeri nedir, ne olmalıdır?”
Yazar Rumuzu: çiçek1756
Eser Sıra Numarası: 22022026eser06
ZEKÂ HIRSIZI
Günümüzde en sık kullanılan şey nedir? Para? Kesinlikle! Her şeyde, her yerde kullanılan herkesin kazanmak için tonlarca fedakârlıkta bulunduğu para! Fakat bugünkü konu başlığımız bu değil. Barınma? Her canlının kafasını sokması gereken, sıcak bir çatı olmazsa olmazı olsa da bu da değil. İletişim? Yani, konuşarak anlaşabilecek varlıklar olarak yaratıldık, koklaşarak değil elbette ama bu da değil. Aslında burada tüm saydıklarım sorunun yanıtı olsa bile benim açıklık getirmek, parmak basmak istediğim şey; teknolojinin, internetin neredeyse birer parçamız, olmazsa olmazımız haline getirdiği -daha doğrusu el birliği ile getirdiğimiz- yapay zekâlar silsilesi! Evet, yanlış okumadınız. Paradan, evden hatta psikolojiden bile daha sık, bilinçli veya bilinçsiz kullandığımız dost görünümlü aslında düşmanımızın teki olan şeydir bu yapay zekâlar. Peki, nedir bu yapay zekâ ve neden bize dost gibi görünüp birer düşmandır?
Yapay zekanın tanımını yapacak olursak insan zekâsı gerektiren düşünme, öğrenme, karar verme ve problem çözme gibi süreçleri bilgisayar sistemleri ve makineler aracılığıyla gerçekleştirmeyi amaçlayan teknoloji diyebiliriz. Kulağa böyle uzun uzun açıklandığında çok işe yarar gelebilir, bazı konularda öyle de olabilir ama tamamen değil, yani en azından dertlerinize yardımcı olacak boyutta değil.
En ufak bir problemimiz olduğunda, ne olduğu önemsiz, anında aklımıza gelen ve danışacağımız ilk isim bu yapay zekâlardan biri oluyor. Üstelik sorgusuz ve sualsiz, onun dediklerine harfiyen uymanın bize yarar sağlayacağına yürekten inanıyoruz. Bir uzmandan yardım almamız gereken psikolojik sorunlarımızı, aslında herkese kolay kolay söyleyemeyeceğimiz aile içi ilişkilerimizi, sağlığımızı bile isteye riske atacak diyet listelerini, nasıl bir fizyolojik yapıda olduğumuzu bile bilmemesine rağmen yapacağımız sporu dahi ona soruyoruz. Ama “Hepsi bir yana, bu daha da bir yana!” diyeceğimiz bir alan var ki çok önemli ve insanın “olmazsa olmazı”: sağlık. Sağlık konusunda bu işin eğitimini yıllarca teorik ve uygulamalı olarak nice uğraşlarla alan, işinin ehli doktara, uzmana, cerraha değil de yapay zekaya güveniyoruz. Kan tahlillerimizi, laboratuvar bulgularımızı ona yorumlatıyoruz. Oysa bu sohbet botu ve benzerleri bir öneride bulunurken bilgiyi değil interneti tarıyor ve ne yazık ki internette de sadece doğru bilgi yok. Doğrusu kadar yanlış bilgiler de fazlaca. Dolayısıyla yapay zekâ botları, doğru ve yanlış bilgiyi filtrelemeden öylece önümüze koyuyor. Dahası bu sadece bir bot. Sizin duygusal yaklaşımlarınıza, düşüncelerinize, hislerinize doğal bir zekâ gibi yaklaşamaz çünkü onun ruhu yok. Bizleri birbirimizden ayıran şeyler ırk, dil, din vs. değil; ruhlarımız. Ve o sohbet botları bunun yanından bile geçemez.
Yine de tüm bunlar bir noktaya kadar tolere edilebilir geliyor bana. Fakat bir konu var ki bence esas sorunumuz ve çözüm bulmamız gereken konu o. Yapay zekâ bizim yaratıcılığımızı çalıyor! Her birimizin yeteneklerini baltalıyor, hevesimizi kırıyor. Aslında bizi yavaş yavaş tembelleştiriyor. Son zamanlarda kimse gerçekten bir araştırma yapmıyor, kimse gerçekten bir kitabı eline alıp uzun uzun okumuyor, ulaşmak istediğine bu botlardan birine yazıyor ve anında cevabını alıyor ama aslında kendisine hiçbir şey katmıyor, gerçek bir öğrenme deneyimi gerçekleştirmiş olmuyor. Daha da vahim olanı artık kimse özel günlerde sevdiklerine kendileri mesaj yazmıyor, bunu bile yapay zekâdan rica ediyorlar!
Sonuç olarak tüm dost görünümlü düşmanlarımız yapay zekâların perde arkası bu fakat çoğumuz oraya bakmamaya çalışıyor, kötü yanlarını görmezden geliyoruz. Lütfen yapay zekâyı kullanırken onun yapay sizin doğal zekâya sahip olduğunuzu unutmayın. Son olarak söylemek isterim ki bir insanın en değerli hazinesi aklıdır. Bu yapay zekânın sizin zekânızı çalmasına izin vermeyin.
önceki eser / sonraki eser