Konusu:
“Yapay zekanın yaşamınızdaki yeri nedir, ne olmalıdır?”
Yazar Rumuzu: dolunay0901
Eser Sıra Numarası: 19022026eser02
TEKNOLOJİK GELİŞİMİN İNSAN ODAKLI SINIRLARI: YAPAY ZEKANIN KONUMU
İnsanlık tarihi boyunca her yeni buluş, toplumun yaşamını derinden etkilemiş hatta tamamen değiştirmiştir. Bu durum ateşin bulunuşundan kullandığımız doğal gaza, dumanla iletişimden telefona, ansiklopedi gibi öğrenme kaynaklarından bilgiyi bize hazır sunan yapay zekaya kadar devam etmiştir.
Yapay zeka, insan zekasını taklit eden bilgisayar sistemlerinin genel adıdır. Bu sistemler, kendilerine sunulan verileri analiz eder, örüntüler bulur ve bu örüntülere göre tahminler yapabilir. Yapay zeka adından da anlaşılacağı üzere doğal olmayan yollarla oluşturulmuş bir teknolojidir. İnsanların hayatını her anlamda kolaylaştıran bu buluş, yine insanoğlu tarafından hayatımıza getirilmiştir. İlk önce yapay zekanın düşüncesi insanların hayatına girmiştir; daha sonra telefonlarda, haber kanallarında büyük başlıklarla karşımıza çıkmıştır. Günümüzde ise cep telefonlarımızdan ev eşyalarımıza, sağlık sektöründen eğitim sektörüne kadar her alanda yapay zeka kullanılmaktadır. Hatta öyle bir hâl almaktadır ki insanlar yapay zeka ile gerçeği ayıramamaktadır. İnsan aklında yanılsamalar oluşturabilen yapay zekanın insan yaşamındaki yeri, sadece bir teknolojinin kullanım alanlarıyla değil insanın geleceğiyle de doğrudan bağlantılıdır. Yapay zeka 21. Yüzyıl insanlarının hayatına beklenmedik bir şekilde giriş yapmış ve gün geçtikçe en önemli buluşlardan biri haline gelmiştir. Yapay zeka günümüzde birçok alanda faydalı bir şekilde kullanılırken bunun gelecekte nasıl konumlandırılacağı bizim elimizdedir. .
Yapay zeka insanlık tarihinde hiçbir zamanda insan aklının yerine geçecek bir araç olarak kullanılmamalıdır . Ki günümüzde de insan aklını birçok alanda tamamlayan ve güçlendiren bir araç olarak kullanılabilmektedir fakat insan aklının ve ruhunun yerine geçmesi mümkün değildir. Çünkü yapay zekanın bilinç ve öznel deneyimi, amaç ve değer üretme yeteneği yoktur. Örneğin bir doktor, hastasına yönelik bir tedavi süreci planlarken yapay zekadan yararlanabilir. Fakat hangi tedavi yönteminin daha etkili olacağını, insan psikolojisinin karmaşık ve bireye özgü yapısının nasıl daha sağlıklı olacağını, hastanın duygusal ve fiziksel açıdan kendini nasıl daha iyi hissedeceği gibi konuları yapay zeka tam olarak kavrayamamaktadır. Bu durumda insan aklını yapay zekadan ayırabileceğimiz vicdan, empati gibi duygusal unsurlar ortaya çıkmaktadır. Yapay zeka bir bireyin duygularını tam amlamıyla kavrayamaz. Bir insanın psikolojisine neyin iyi gelebileceğini ancak başka bir insan değerlendirebilir. Bu yüzden insan aklının yerine geçebilecek bir yapı değildir. Ayrıca doktorun ortaya koyduğu bilgi ve emek söz konusudur ve bu emeğin yanlış veya izinsiz kullanılması durumunda kişinin haklarının ihlal edilmesi gibi etik olmayan sorunlar ortaya çıkmaktadır. Böyle bir durumda yapay zeka amacından saparak başka bir boyut kazanmaktadır. Dolayısıyla yapay zekanın yaşamımızdaki yeri düşünce süreçlerimizin merkezi olarak değil yardımcısı olarak kalmalıdır.
Yapay zekanın gelecekte insanlığa neler getirebileceğini öngörmek oldukça güç. Ancak dünya genelinde kullanılan yapay zekanın, demokrasi, insan hak ve özgürlükleri, uygarlık, barış, eşitlik, bilim ve bilimsel düşünce, sanat, çevre duyarlılığı, sevgi gibi evrensel değerleri ihlal etmesi durumunda ciddi olumsuzlukların ortaya çıkması kaçınılmazdır . Örneğin bir avukatın müvekkilinin duruşmasına ilişkin fikir üretmek amacıyla kişisel ve hukuki bilgileri yapay zekaya aktarması bu teknolojiden yardım aldığını gösterir. Fakat yapay zeka gizlilik ilkesini ihlal edecek bir şekilde aktarılan bilgileri paylaşırsa ya da başka kullanıcılara bu durumu örnek teşkil edecek biçimde sonuçlar verirse, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi`nin 12. Maddesinde güvence altına alınan bireylerin özel hayatlarının, aile yaşamlarının, konutlarının ve haberleşmelerinin gizliliği hakkının ihlali anlamına gelir. Bu maddenin ihlali bir suçtur ve cezai yaptırım mevcuttur. Dolayısıyla yapay zeka yalnızca insan kararlarını destekleyen ve yaşam kalitesini artıran güvenilir bir yardımcı değil aynı zamanda bu hizmetlerin etik, ahlaki ve hukuki sınırlarını koruyan bir sistemdir.
Bunun yanı sıra yapay zekanın gelecekte bazı meslekleri ortadan kaldırması ve bu alanlarda çalışan bireylerin işsiz kalmasına yol açması olasıdır. Yapay zekanın insan yaşamındaki konumu bu şekilde olmamalıdır, onu geliştiren ve kullanan insanların mesleklerini tehdit edecek bir unsur haline gelmemelidir. Örneğin, birçok birey hizmet alırken, robot bir garson yerine, göz teması kurabildiği ve duygularını hissedebildiği gerçek bir insandan hizmet almayı tercih eder. Bu durum yapay zekanın insan ilişkilerinin yerini almak için değil destek olmak için üretilmiş bir teknoloji olduğunu göstermektedir.
Sonuç olarak yapay zekanın insan yaşamındaki yeri çok büyüktür ve bu konum gün geçtikçe daha da artmaktadır. Fakat bu artış insanı geri plana atan bir süreç değil aksine insanı daha da geliştiren, yaptığı şeylere yön veren ve bireyin ileri adımlar atmasını destekleyecek bir süreç olmalıdır. Yapay zeka ilerledikçe biz insanların sorumluluğu da artmaktadır. Çünkü yapay zekanın nasıl bir yol alacağını, insanlık için iyiye mi yoksa kötüye mi gideceğini belirleyen temel faktör insandır. Ve eğer gereken bilinci almazsak bizim yolumuzu çizen bizler değil ürettiğimiz yapay zeka olur. Önemli olan teknolojiyi geliştirmekle birlikte ona yön verebilmektir.
önceki eser / sonraki eser