Konusu:

“Yapay zekanın yaşamınızdaki yeri nedir, ne olmalıdır?”


Yazar Rumuzu: günebakan8874

Eser Sıra Numarası: 22022026eser07




               TERCİHLERLE ŞEKİLLENEN KARANLIK: YAPAY ZEKÂ KULLANIMI

İçimizde bir karanlık büyüyor ve o karanlığı fark etmiyoruz, o karanlık bizi yutarken biz farkında olmuyoruz. İçeriden saldıran bir karabasan gibi her geçen gün daha sıkı sarmalıyor hücrelerimizi. Duygularımız yozlaşıyor, insani özelliklerimizi kendi üstün zekâ ve hünerlerimizle ürettiğimiz yapay bir varlığa teslim ediyoruz. Teslimiyetimiz o ışıltılı, “çok donanımlı” varlıkla tehlikeli bir hâl alıyor.

O karanlığın gelecek için aydınlık vadettiğini biliyoruz, o aydınlığı görüyor ve hissediyoruz. Her bir hücremizle arzuladığımız o aydınlığa ulaşmak istiyoruz. Karanlığın etrafı aydınlatabileceği düşüncesi, ona olan korkumuzu baskılıyor. Karanlığa hayranlık duyuyoruz.

Sanat o karanlıkta her geçen gün daha da görünmez oluyor, bilim ise yapay zekânın karanlığıyla aydınlanıyor. Olumlu ve olumsuz, insanoğlu kendi yarattığı yapay zekâya teslim oluyor.

Yapay zekâ artık günlük hayatta verdiğimiz monoton kararları bile etkiliyor. Günlük hayata getirdiği kolaylıklar her ne kadar toz pembe görünse de uzun zamanda tembelliğe ve dikkat dağınıklığına yol açıyor. Yapay zekânın kolay erişilebilirliği insanları bireysel araştırma ve emekten uzaklaştırıyor.

Yapay zekâ insana insan olmayı unutturuyor. Öyle ki şu an kusursuz resimler çizebiliyor, sanat eserleri meydana getirebiliyor. O bütün bunları yaparken, güncel sanat dünyası onun kanlı canlı bir sanatçının duygularından muzdarip olduğunu görmezden geliyor.

Yıllarca acı, boşluk, kayıplar ve mutluluklar, zaferler, sevgi içerisinde biriktirilen yaşanmışlıklar eninde sonunda taştıklarında sanat eserlerine aktarılıyorlar. Sanat eserleri adeta bir taşıyıcı, bir hayatın yansıması haline geliyor. Sanatçılar hayatlarının bir bölümünü ve hatta zaman zaman tamamını, hislerini ve düşüncelerini o eserlere aktarıyorlar.

Yazarın, şairin, ressamın senelerce biriktirdiği duygularla ortaya çıkardığı sanat eserlerini yalnızca birkaç yönlendirme ile kısa sürede ortaya çıkarabilen yapay zekâ sanatın yerini alabilir mi? Yapay zekâ büyüdükçe sanat ve emek küçülüyor, insanlar kimin daha çok emek verdiğine, kimin daha özgür düşündüğüne bakmıyor. Dolayısıyla herkes yapay zekâya yöneliyor.

Sanat, insan ilişkileri, duygular ve düşünceler yapay zekânın esiri hale geliyor. Lakin bilime olan katkısı bu kadar büyükken doğrudan yapay zekâ kötüdür de diyemiyoruz. Yapay zekânın yeri onu iyi ya da kötü kılıyor, bu yüzden iyiye ya da kötüye kullanmak insanın elinde. Eninde sonunda tercih hakkı insana kalıyor.

Yapay zekâ özgür düşünceleri kalıplaştırıyor, var olan sanat eserlerini kopyalayarak ortaya yeni eserler koyuyor. Aynı zamanda da bilgiye kolay erişim sağlaması ve birçok karmaşık bilgiyi düzenleyebiliyor olmasıyla bilime giden yolu aydınlatıyor.

Ayrıca yapay zekânın insan duygularına eşlik edebildiğini, kişilerin yalnız hissetmemesini sağlayabildiğini de biliyoruz. Kısa vadede işlevli bir özellik olsa da uzun vadede insan ilişkilerine zarar verebilir ve asosyalliğe neden olabilir.

Lakin gözle görülebilir yararları gereğince doğrudan yapay zekâ kötüdür de diyemiyoruz. Yapay zekânın yeri onu iyi ya da kötü kılıyor, bu yüzden iyi ya da kötü olduğuna insanlar karar veriyor.

Çözüm basit; yaşamını kolaylaştırmak için ondan yardım al fakat seçimleri tamamen ona bırakma. Araştırmalarda onun vereceği bilgileri körü körüne kabul etme ve kaynak isteyip kontrol et. Yalnız hissettiğinde onunla sohbet et fakat sosyal ilişkilerin hakkında da tavsiye iste. Ve en önemlisi konu sanat olduğunda yapay zekaya başvurma. Özellikle yapay zekanın ortaya koyduğu eserleri sana aitmiş gibi yayınlama.

Yapay zekaya olan teslimiyetinin insanlığını elinden çekip almasına izin verme. Yapay zekayı yönlendir, ona teslim olma. Karanlığa sen yön ver.

Çocukluğumuzda gelecek nasıl olacak diyerek hayallere kapıldığımızda ‘Robotlar dünyamızı ele geçirecek!’ derdik. Bu konu hakkında birçok distopya oluşturuldu. Hatta sosyal medyada insanlar bu durumu akım haline getirdi.

Yapay zekâ gerçekten dünyamızı ele geçirir mi bilemem fakat emin olduğum bir şey var: Yapay zekâ zihinlerimizi sağlıksız içeriklerle ele geçirmiş durumda. Ve eğer ileride dünyamızı da ele geçirecek olsaydı bunun sorumlusu biz insanlar olurduk. Yapay zekâyı geliştirdiğimiz için değil, onun bizi kontrol etmesine müsaade ettiğimiz için. Yapay zekâyı hayatımızın her bir noktasına dahil ettiğimiz sürece bu insanlığa zararlı olacaktır. Doğrudan makinelerin canlanmasına gerek yok.

Belki düşüncelerimi geri kalmış, yeniliğe açık değil olarak nitelendirebilirsiniz. Fakat bu konudaki hassasiyetimi tekrardan belirtmek isterim. Yapay zekâ doğru ve yerinde kullanılmadığı sürece insanlığa zarar veriyor.

Yapay zekâ kontrollü kullanıldığı takdirde karanlığa ışık tutacaktır. Doğru kullanılmadığı zaman ise insanların üstüne siyah bir örtü misali serilecek, insanları karanlıkta bırakacaktır.





önceki eser / sonraki eser