Konusu:

“Yapay zekanın yaşamınızdaki yeri nedir, ne olmalıdır?”


Yazar Rumuzu: izansız7474

Eser Sıra Numarası: 08122025eser01





                                                    Nerede, Nasıl Zekâ?

Hepimizin bildiği üzere yapay zekâ anbean gelişmekte ve hayatımızı kendine mesken edinmekte. Peki günlük yaşantımızın artık neredeyse her yerinde karşımıza çıkan bu yapay zekâyı bizler nasıl kullanmalıyız? Bu soruya en doğru yanıtı verebilmek için ilk önce şu "yapay zekâ" mefhumunun ne olduğunu tam anlamıyla kavramamız ve de meziyet ile müşkülatlarının ne olduğu hakkında vukuf edinmemiz gereklidir.

Yapay zekâ müsemması, adında da belirtildiği üzere insan zekâsının bir öykünmesidir. Bir öykünme olduğundan dolayı da bu yapay zekânın ortaya koyduğu "düşünceler" ve eserler herhangi bir özgünlükten yoksundur. Aslen yapay zekâ bir bebeğe benzer. Ona bir şey verdiğinizde eline alır, hiçbir amaca hizmet etmeyen şeyler yapar onunla. Ama bebeğe verdiğiniz aletle önceden belirli hareketler yaparsanız aleti bebeğe verdiğiniz an kendince sizi taklit etmeye çalışır. Yapay zekâ da böyle çalışır zaten. İlk olarak ona önceden istiflenmiş ve derlenmiş bazı veriler verirsiniz, bu verileri sağladıktan sonra yapay zekâya ona temin ettiklerinizin aynısı olmayan fakat benzerleri olan başka veriler sunarsınız. Yapay zekâ da ona sağladığınız yeni verileri sınırlı temyiz istidadıyla irdeler ve doğruluğu ya da yanlışlığı müphem ama veriyle ilişkili bir istidlal sunar size. Fakat aynı bebekler gibi ondan hakkında hiçbir veri temin etmediğiniz bir husus hakkında çıkarım yapmasını istediğinizde hiçbir yere varamazsınız.

Yapay zekâ bu veri temini dolayısıyla aslında öğrenim gören bir öğrenci yapısına sahiptir. Bundan ötürü yapay zekâya temin edilen verilerin doğruluğu konusunda emin olunması gerekir. Fakat bu verilerin genellikle muazzam bir büyüklüğe sahip olan internetten elde edildiği ve bu akıl almaz büyüklükteki bilgi ummanının içerisindeki yalan yanlış bilgilerin varlığı da hesaba katılırsa yapay zekâya temin edilen verilerin doğruluğu konusunda şüpheye düşülmesi yerinde olur. Bu şüphe doğrultusunda sadece yapay zekâ kullanılarak varılan sonuçlarla bir karar alınması doğru olmaz. Ondan elde edilen bilgiler her zaman teyit edilmeli ve bundan kaynaklı olarak yapay zekâ bir karar verici olarak değil, safi fikri danışılan bir yapı olarak kullanılmalıdır.

Yapay zekâ, biz insanların aksine herhangi bir özgünlüğe sahip olmadığı gibi duygu ve ahlakî değere de sahip değildir. Bu yönüyle yapay zekânın günlük yaşama tamamen uygulanması pek meşakkatli görünmektedir. Çünkü günlük hayatta bizler aldığımız kararları sadece mantığa göre değil, içinde bulunduğumuz kültürün ahlakî kurallarına uygunluğuna ve duygularımızın etkisiyle şekillendiririz. Yapay zekâ da duygudan ve ahlaktan noksan olduğundan aldığı kararları bunlara göre şekillendiremez ve dolayısıyla da kendisi için "doğru" fakat bizler için yanlış bir istidlale varabilir. Ancak yapay zekâ sadece mantığa göre hareket ettiği için duygulardan ziyade kâr ve zarara bağlı olarak mantığın daha çok önem arz ettiği işletmeler gibi oluşumlarda yapay zekânın vereceği kararları göz ardı etmemek yanlış bir seçim olmaz.

Yapay zekânın günümüzde birçok yerde kullanıldığını hepimiz biliyoruz. Peki yapay zekânın faaliyet gösterdiği bu alanların içerisinde insanlarla sohbet etmek, onlara yarenlik yapmak bulunmalı mı? Tam olarak buraya çok hoşuma giden, Jurassic Park filminde yer alan Dr. Ian Malcolm adlı karakterin dile getirdiği "Your scientists were so preoccupied with whether or not they could that they didn't stop to think if they should." sözünü eklemek isterim. Türkçe karşılığı "Bilim adamlarınız yapıp yapamayacaklarıyla o kadar meşgullerdi ki 'Yapmalı mıyız?' diye düşünmek için durmadılar." olan sözün burada yapay zekânın insanlara yarenlik edip etmemesi gerektiğiyle yakından ilişkili olduğunu düşünüyorum. Çünkü yapay zekâyı üreten kişiler bu yapının her alanda insan hayatını kolaylaştıracağı doğrultusunda fikirlere sahipler ve bu konuda tamamen yanlış değiller. Yanlış oldukları yegâne kısım, yapay zekânın insanlara eşlik edebileceği veçhesindeki mülahazalarıdır. Bunun müsebbibi, baştan beri üzerinde durduğumuz yapay zekânın bir taklit olması ve duygu ile ahlak kurallarından yoksun olmasıdır. Yapay zekâ özgürce düşünen ve cevap veren bir yapıya sahip olmadığı gibi bir önceki cümledeki mevzubahis sebeplerden ötürü insanlarla kurduğu ilişkiler, insanların psikolojik muvazenelerini kötü yönde etkileyebilme kapasitesine sahiptir. Bundan dolayı yapay zekânın insanlarla kuracağı ilişkilerin, bilgi alışverişinden öteye geçmemesi gerektiği kanaatindeyim.

Son olarak değinilmesi gerektiğini düşündüğüm husus, günümüzde yapay zekânın kullanım şeklidir. Az evvel bahsettiğimiz üzere yapay zekâ ona temin ettiğimiz verilerle işlemler yapar ve bu verilerle bize bir sonuç sunar. Bu verilere bağlı olarak sonuç; resim, ses, video veya yazı içerikli olabilir. Bu video, ses ve resim içerikli sonuçlar bazı mevcutların kullanım şekline göre dolandırıcılık ve sahteciliğe hizmet edebilir. Bundan dolayı yapay zekânın bu tür kullanımlarını engellenmesi ve tespit edilmesi uğruna bir kuruluşun kurulması veya yapay zekânın içerisine böyle kullanımları engelleyecek bir yapının eklenmesi elzemdir. Bununla birlikte günümüzde yapay zekâyı sınırlayan bir yapay zekâ hukukundan ve yapay zekâyla işlenen suçların müeyyidelerinin nasıl olması gerektiğini belirten bir kanun, tüzük veya yönetmelikten mahrum bırakıldığımızı ve de bu eksikliklerin tez vakitte giderilmesinin kamunun yararına olacağını belirtmeden geçmeyelim.

Tüm bu yazılanları şöyle bir özetleyecek olursak bendenize ait mülahaza; yapay zekânın karar verici bir yapıda olmaması, günlük yaşamdaki yerinin belirli mahfazalar çerçevesinde sınırlı kalması ve suç teşkil eden kullanımlarının usulünce engellenmesi doğrultusundadır.