Konusu:
“Yapay zekanın yaşamınızdaki yeri nedir, ne olmalıdır?”
Yazar Rumuzu: mavi6224
Eser Sıra Numarası: 10022026eser02
YAPAY DOSTUN GÖLGESİ
Teknoloji hızla gelişirken hayatımıza dahil olan, eskiden sadece bilim-kurgu filmlerinde rastladığımız, bir o kadar uzak görünen yapay zeka bugün cebimize sığacak kadar yakınımızda, soğuk ve ruhsuz olmasına nazaran, kodlamaları ile insana özgü olan, yazılımına insan tarafından işlenen, samimiyeti bile taklit edebilen bu sistem, sizinle kelimenin tam anlamıyla bir dost gibi konuşmuyor mu? Ne yazık ki bu iletişim "gibi" olmanın ötesine pek de geçemiyor ama şu soruyu kendimize sormamız için bize ön gösterim sunuyor; yapay zeka kapımızı çalan "masum ve yardımsever" bir dostu mu taklit ediyor, yoksa bizi düşünmekten uzaklaştırmaya, insanın en önemli özelliği olan iradesini kullanmamaya teşvik eden bir sistemden mi meydana geliyor?
İşte bu sorunun cevabı, yapay zekayı nerede konumlandırdığımızda gizli eğer onu hayatımızın merkezine koyarsak, artık onsuz karar veremez veya alamayız. Bu denemeyi yazacakken bile elimin ona gitmesi, bazı şeylerin farkına varmamı sağladı. Yapay zeka eğer bilinçsiz ve gereksiz kullanılırsa büyük bir problem oluşturmaktadır. İnsanın en güçlü silahını, düşünme yetisini ve yaratıcılığını körelten, ilk seçeneğini insanın kendi düşüncesine değil de, kendi dijital düşüncelerine yönlendiren bir sistemden fazlası değil lakin onu hayatımızın vazgeçilmezi olarak değil de ihtiyaç dahilinde bir yardımcı olarak görürsek olayları lehimize çevirebiliriz. Mesela ilaç saatlerini karıştıran bir hasta, yapay zeka sayesinde bilgi sahibi olabilir ve yanlış ilaç kullanımı en aza indirilebilir, Görme yetisi olmayan birine doğayı, belki renkleri bile anlatabilir. Evde tek kalan birey için, panik atak gibi ani gelişen durumlar karşısında yetkili kurumları arayabilir ya da sakinleştirmeye çalışabilir. Bu şekilde onu bir odak noktası değil de bizim sanatımızdan, doğamızdan ver birikimlerimizden beslenen "teknoloji" olarak görürsek, yapay bir zekaya değil, kendi irademize yönelirsek, kendimizin en iyi dostu oluruz zaten.
Ayrıca insanların sanatından eserlerinden ve bilgilerinden faydalanılarak oluşturulmuş yapay zekanın sanatı da hissedilemez ve uzaktır. Bir o kadar hızlı da olsa görsellerde ki sayılardan ibaret olan pikseller kokusuz, şiirindeki dize sessizdir;metninde ki cümle insanın içine işlemez. Oysa insan, yaptığı sanatın içine kendinden, yaşanmışlığından ve yaşayamadıklarından izler taşıtır, ona kendi ruhunu aktarır, benliğinden akan her damlası ile adeta yaşayan bir göl oluşturur.Yapay zeka işte o yaşayan gölü alır, belki kurutur, belki de soğutur, yaşanmışlığın yerini sayılar sarar, göl sığlaşır, derine inemez asla ama dışarıdan bakan kişi mükkemel görür onu belki, anlamak için bakan kişi ise hisseder o soğukluğu. Yapay zeka bu yüzden ne sanatı yaşayabilir ne de yaşatabilir. Gerçek yaratıcılık ve sürdürülebilirlik insanın ruhuna mahsustur.
Tüm bunların yanı sıra, yapay zekanın dünyamıza verdiği zararı da göz ardı edemeyiz. Son günlerde sosyal medyayı kasıp kavuran, bazılarının bakıp geçtiği bazılarının ise durup düşündüğü bir sorun var karşımızda. İnsanların daha fazla takipçi kazanmak için kolay yola başvurarak oluşturduğu videolar ve görseller, tonlarca su harcıyor. Yine insanoğlunun yaptığı bir şeyin bedelini doğa ödüyor. Yapay zeka sistemini soğutmak için tonlarca su harcanıyor çünkü insanlar onu bilinçsizce kullanıyor. Bu durum doğamıza zarar vermekle kalmıyor; su kaynaklarımız gitgide azalıyor ve can dostlarımız ölümle burun buruna geliyor. Hem kendi fikrimizin yerine onu tercih ediyor hem de dünyamızdan oluyorsak, burada pek iç açıcı bir durum söz konusu değil maalesef. Tek sorun yapay zeka da değil; insanoğlu da yaşadığı yerin kıymetini bilmiyor, doğal kaynakları düşünmeden israf ediyor. Eğer daha iyi bilinçlendirme çalışmaları yapılmazsa, insan ırkı kendi hatası yüzünden su kıtlığına mahkum olacak.
Sonuç olarak yapay zeka ne kadar kusursuz görünürse görünsün, bize bizde olanı yansıtmaktan öteye gidemiyor. Eğer ona irademizi teslim etmez, yaratıcılığımızın iplerini kodlara bırakmaz ve onu sadece bir yardımcı olarak konumlandırırsak bu durum insanlığın yararına olacaktır.
Unutmamalıyız ki geleceğimizi yapay zekanın sahte elleri değil; insanın doğaya duyduğu saygı, vicdanı ve kendi benliği kurtaracaktır.
önceki eser / sonraki eser