Konusu:

“Yapay zekanın yaşamınızdaki yeri nedir, ne olmalıdır?”


Yazar Rumuzu: patir0000

Eser Sıra Numarası: 22022026eser13 




                                         ZEKÂ YAPAY, ZARARI GERÇEK


İnsanlığın en büyük icadı olan yapay zekâ günümüzde hayatımızın neredeyse tamamını kaplayan bir araç haline geldi bunun bir nedeni aslında biz insanların kolay olanı sevmesi, kolayı seçmesidir. Hemen hemen hiçbir konuda zorlanmak istemiyoruz çünkü çabucak bir şeye ulaşmak varken neden yorulalım, neden uğraşalım. Günümüzde artık insanlar cep telefonlarındaki yapay zekâya herhangi bir soru sorduğunda uzun, mantıklı, doyurucu cevaplar alabiliyorlar. Sadece sorularımıza cevaplar da değil; plan oluşturma, fotoğrafları, videoları düzenleme vb. pek çok mahareti var yapay zekânın, yapay zekâ dediğime de bakmayın hepsinin bir de adı var.

Yapay zekâ cebimizle sınırlı da değil savunma sanayisinde, arabaların içinde, evde, işte ve aklınıza gelebilecek her alanda çeşitli şekillerde bu teknolojiyi görebiliyoruz. Bu genel şartlarda ülkemiz için özelde de bizim için aslında oldukça faydalı ve yardımcı diyebileceğimiz bir teknoloji. Bu yazımda yapay zekânın yaşamımızdaki yerini olumlu ve olumsuz iki farklı bakış açısıyla ele alarak aslında yapay zekânın yeri ne olmalıdır? Sorusunun cevabını arayacağım.


Yapay zekânın olumlu taraflarından bahsederken çeşitli sorularımıza kolayca cevap alabildiğimizden bahsetmiştim bu zamandan tasarruf ettiğimiz için oldukça tercih edilen, işimizi kolaylaştıran bir özellik peki bu kadar kolaylık bizim için ne kadar yararlı? Emek ve çaba harcayarak araştırmalar yapmak, gezmek ve gezerken sadece bakmak değil görmek, yeni kitaplar okumak ilmek ilmek yeni şeyler öğrenmek. Bu şekilde sorularımızın cevabını bulmak bize daha çok şey katmaz mı, bizi daha çok geliştirmez mi? Peki yapay zekânın insan üzerindeki oblomovluk özelliğini bir kenara bırakırsak yaşadığımız dünyaya, doğaya zararları hakkında biraz konuşalım. Yapay zekânın sizin de bildiğiniz üzere bilgisayarlar, robotlar ve makinalarla çalışan bir düzenek aslında ve çok yoğun bir şekilde çalıştırıldıkları için makinalarında bir yerde soğutulmaları gerekiyor, peki bu soğutma işleminin litrelerce su ile yapıldığını biliyor muydunuz? Veri merkezleri yalnızca elektrik değil, aynı zamanda litrelerce su tüketerek aygıtları soğutuyor. Örneğin yapay zekâya yazdıracağınız 100 kelimelik bir e-posta sadece 519 mililitre su harcamaktadır veya yapay zekâya soracağınız 20-30 soru bir küçük pet şişe kadar su harcamaktadır. Belki de bu miktarlar size oldukça az gelmiştir.

Microsoft'un bir raporuna göre, sadece 2022 yılında yapay zekâ uygulamalarını desteklemek için kullanılan veri merkezlerinde yaklaşık 1.7 milyar litre su harcandı.

2025'te yapay zekâ 765 milyar litre su tüketti! Bu rakam 1900'lerde insanlığın sene başına tükettiği su miktarı ile neredeyse eşdeğer. İnternette ufak bir araştırma yaptığınızda işte karşınıza çıkacak olan haber başlığı bu. Umarım durumun ne kadar vahim olduğunu şimdi anlatabilmişimdir. Daha söyleyeceklerim bitmedi. Yapay zekânın su tüketiminin dışında doğaya da oldukça zararları var örneğin lityum ve kobalt madenlerinin tüketildiğini, biliyor muydunuz? Ve ne yazık ki bu madenlerin çıkartılma süreci ormanların yok edilmesi, madenlerin hızla tüketilmesi, yeraltı sularının zehirlenmesi ve aynı zamanda ekosistemin bozulması anlamına geliyor. Bu işin bir de atık kısmı var. Yapay zekânın bilgisayarlarla internet üzerinden çalışması maalesef ki atık çıkarmadığı anlamına gelmiyor. Bildiğiniz üzere yapay zekâ tek bir şirketle veya tek bir uygulama ile kısıtlı değil. Dünyada yapay zekâlarıyla yarışan bir sürü şirket var ve hepsinin birbirlerinden daha güçlü işlemcilere ihtiyaçları var yani özetle gittikçe daha da gelişen bu yapay zekânın araçları, işlemcileri eskidikçe yerine yenisi geliyor ve bu eskiyen, eskidikçe de atılan atıklar, atık yığınlarını oluşturuyor. Doğamızı çeşitli kötücül etkenlerden korumamız gerekiyor, savaşmamız gereken etkenlerden biri de bu elektronik atıklar. Bu sadece doğa için bir savaş da değil aynı zamanda kendimiz için de bir savaş. Robotlaşmanın giderek yaygınlaştığı dünyamızda bir gün yerimizin bir robot tarafından doldurulabileceğini düşünebiliyor musunuz? Artık çok hayalî bir düşünce değil bu. Bazen bazı teknoloji hamlelerinin nelere yol açabileceğini, hayatlarımızı nedenli olumsuz anlamda etkileyebileceğinin farkında olarak farkındalıklı ve bilinçli bireyler olmalıyız. Yapay zekânın yeri nedir? Ne olmalıdır? Sorusunun cevabına gelince yapay zekânın bu denli olumsuzluklarını düşündüğümüzde yeri hayatımızın merkezi asla olmamalı. Aşırılıklardan kaçınmalı, zekânın yapay ama zararının gerçek olduğunun bilincinde olmalı. Gelecekte daha kötü senaryolarla karşılaşmamak için bilinçli ve çağımızda sadece tüketim ve hedef merkezli değil; emeğe, doğaya, insana saygıyı, merkeze alarak yapay zekânın yerini ve sırasını önem verdiğimiz bu kavramlardan daha sonraya taşımamız gerektiği kanaatindeyim.



önceki eser / sonraki eser