Konusu:

“Yapay zekanın yaşamınızdaki yeri nedir, ne olmalıdır?”


Yazar Rumuzu: gölge1638

Eser Sıra Numarası: 21022026eser02




                                     Günümüzün Vazgeçilmezi: Yapay Zekâ


Herkesin hayatının bir parçası olan, kimilerinin onsuz yaşayamayacağı, kimilerininse ondan nefret ettiği bu yapay zekâ gerçekten abartıldığı kadar var mı? Onun öneminden veya etkilerinden bahsetmeden önce yapay zekânın tam olarak ne olduğunu anlamalıyız.

Yapay zekâ, yalnızca birkaç yıl önce hayatımıza girmiş ve girdiği andan itibaren hayatımızı değiştirmeye başlamıştır. Asıl adı “AI (Artificial Intelligence)” olan bu teknoloji, biz, insanlar tarafından genellikle günlük hayatımızdaki “basit işleri” yapmak için kullanılır. Merak ettiğimiz bir bilginin doğruluğunu, tükettiğimiz bir besinin içeriğini sormak; öğrencilerin ödevlerini yaptırması, öğretmenlerin de öğretecekleri konu hakkında materyal hazırlaması bu işlerden sadece birkaçıdır. Biz, yapay zekâya bu işleri yaptırdıkça yapay zekâ verilerimizi toplamanın ve toplumla ilgili bir veri tabanı oluşturmanın yanı sıra bizi ona bağımlı hâle getiriyor. Böylece yavaş yavaş tembelleşmeye, eskiden kolaylıkla yaptığımız işlerin nasıl yapılacağı aklımızdan silinmeye başlıyor. Artık, aradıklarımız bize altın tepside sunulduğu için hem araştırma becerilerimiz hem de öğrenme açlığımız yok olmaya yüz tutuyor.

Peki hiç merak ettiniz mi, yapay zekâ bu bilgileri nereden buluyor, nasıl elde ediyor? İnternet ortamında bizim paylaştıklarımızı bize sormadan, iznimizi almadan kopyalıyor. Ressamlar, yazarlar, sanatçılar eserlerini yaparken saatler harcarken o sadece birkaç saniyede hepsini alıp bizim önümüze sunuyor. Bunun sonucunda da ciddi bir etik sorun oluşuyor. Kullanılan bu insanlar da bu durumu sosyal medyada protesto ediyor, haklarını arıyorlar. Ancak onlardan haksızca faydalanan binlerce kişi, kendi yararları için durumu görmezden geliyorlar.

Tabii ki yapay zekânın hiçbir faydası yok diyemeyiz fakat insan zekâsının yerini tutamaz. Çünkü yapay zekâ; duygulardan, empatiden ve bir bilinçten yoksundur. Bir durumu incelerken bu unsurlar olmadan o durumu tamamıyla kavrayamaz, bunun sonucunda da kısmen yanlış bilgi verir. Buna göre, çok tartışılan “Yapay zekâ işimizi elimizden alacak mı?” sorusunun doğru cevabı “hayır” olmalıdır. Yine de maalesef bazı şirketlerde yazılım programları oluşturmak, kod yazmak, tablo tasarlamak, sunum hazırlamak gibi bilgisayarla, teknolojiyle ilgili olan işlerde masrafları azaltmak için insanların yerine yapay zekâ geçiyor ve yapılan işin kalitesi düşüyor.

Bu nedenlerden dolayı tek zarar gören biz değiliz, ayrıca çevremiz de yapay zekâdan etkileniyor. Normal bir arama motorunun yaklaşık dört katı enerji harcamakla kalmıyor, çalışmasını sağlayan işlemcilerini soğutmak için bizim ihtiyacımız olan tatlı suları tüketiyor. Aynı zamanda buzulların da erimesine sebep olduğundan dolayı hem sularda hem de buzullarda yaşayan canlıların yaşam alanlarını yok ediyor, ekosisteme zarar veriyor.

Bu kadar yapay zekânın bize olan kötü etkilerinden bahsettik, o zaman iyi yanları nelerdir? Günün her saati kullanıma açıktır, bilgilerin yayılmasını kolaylaştırır, kişilere gelişmek istedikleri alanlarda nasıl bir yol izleyebilecekleri hakkında bir program hazırlayabilir, yeni fikirler üretmeye yardımcı olur.

Sonuç olarak, yapay zekâyı hayatımızdan tamamen çıkarmamıza gerek yoktur; fakat onu nerelerde, nasıl kullanacağımızı yani bilinçli kullanmayı bilmeliyiz. Yapay zekâyla oluşturulmuş bir resim veya yazı paylaşırken referans belirtmeyi, sanatçıların eserlerinin yayılmasında izinlerinin olduğundan emin olmayı unutmamalıyız. Bizim gelişimimizi sağlayacak, bize faydalı işleri yapay zekâya yaptırmaktansa kendimiz yapmayı tercih etmeliyiz. Onun aracılığıyla öğrendiğimiz bilgileri bir eleştiri süzgecinden geçirmeli ve bilgilerin gerçekliğini teyit etmeliyiz. Çalışmasını sağlayan enerji ve kaynakların boşa gitmemesi için ondan doğru faydalanmalı ve gereksiz kullanımlardan kaçınmalıyız. Bu değişim ve yenilik çağında, gelişen teknolojilere kapımızı kapatmamaya ilaveten hep ilerlemek için bilginin asıl kaynağı olan biz insanların da yeni fikirler üretmeyi ve sorgulamayı asla durdurmaması lazım.





önceki eser / sonraki eser