Konusu:

“Yapay zekanın yaşamınızdaki yeri nedir, ne olmalıdır?”


Yazar Rumuzu: sea0000

Eser Sıra Numarası: 23022026eser25



                                         Yaratmak İçin Çalışmak

İnsan neden çalışır? Akla en başta geçinmek gelir. Para kazanırız; sırf barınmak, karnımızı doyurmak uğruna… Küçük yaştan beri hep aynı fikir öğretilir bize: Çalışmak hayatta kalmanın önemli bir şartıdır. Oysa insan yalnızca yaşamak için mi çalışır? Eğer amacımız sadece var olmak olsaydı, neden duvarlara onca resim çizdik? Neden tarih boyunca istikrarla heykeller yonttuk? Toprağı işlememiz yaşamımızı sürdürmemiz için yeterli iken neden zeytin, incir ağaçlarını ve bilye gibi parlak üzüm asmalarını yan yana ekip insanın kendini cennette sanacağı bahçeler yarattık? Cevabı düşündüğümüzden daha basit: Çünkü insanoğlu yaratmak ister. Ancak maalesef modern dünyada çalışmak, eski anlamını yitirdi. Artık bizim yaratıcı ruhumuzu beslemiyor; tam tersine bizi sanata başvuramadığımız, her işin tekrar ettiği kuytulara itiyor. Bu durumu göz önünde bulundurarak, belki de şu soru üstüne kafa yormalıyız: Bizi yoran ve tüketen bu zorunlu işleri başka bir güce devredebilirsek, insan nihayet kendi özüne, yaratmaya dönebilir mi?

Bugün yapay zeka, insanın yaptığı pek çok işi devralabilecek bir seviyede. Her yerde kullanıyoruz onu; sağlık alanında en çok başvurulan kaynaklardan biri haline geldi, eğitim hayatımız boyunca sürekli karşımıza çıkıyor, işyerlerinde algoritmalar kullanarak planlamalar ve hesaplamalar yapıyor… İnsanların saatlerini alan ve hiçbir yaratıcılık ruhu içermeyen işleri yapay zeka saniyeler içinde bitiriyor. Bu da demek oluyor ki tekrar eden, mekanik ve ruh gerektirmeyen işleri üstlenebilir. Ama asıl mesele, onun neyi yapabildiği değil. Asıl mesele bizim onunla neyi yapmayı seçtiğimiz.

Eğer yapay zekayı insanın yerine koyarsak, el emeğinin hayata kattıklarına ihanet etmiş oluruz. Fakat onu, insanın zorunluluktan yaptığı işleri üstlenen bir konuma koyarsak, belki de insanoğluna insan için en kıymetli olan şeyi geri verebiliriz: zamanı.

Zamanı geri alan insan ne yapar peki?

Dediğim gibi yaratmak bizim kanımız, damarlarımızda o akıyor. Zamanın bizden çalınışı ise bizim yaratıcılığımızın önündeki en büyük engel. Eğer yapay zeka bizi düşünmemeye iten o sistemden kurtarırsa insanlar sonunda hak etmedikleri o ağır yüklerden sıyrılacak ve yeniden hayaller kurmaya başlayacaklar. Mesela bir marangoz, yalnızca geçimini sağlamak için değil, ahşabın renklerindeki hikayeyi ortaya çıkarmak için çalışacak. Bir çiftçi, yalnızca ürün almak için değil, toprağı dinlemek için ekecek. İnsanlar düşünceleriyle baş başa kalmaktan korkmayacak, resim çizecek, şiirler yazacak, müzik besteleyecekler. Sonuçta yaratmak yalnızca sanat galerilerinde değil, bir emeğin estetikle buluştuğu her yerde var.

Fakat yapay zekaya insan rolü oynatmak ile bizi özgürleştirmesi için kullanmak arasında çok ince bir çizgi var. Eğer yapay zeka kâr elde etmek amacıyla kullanılırsa, insan zincirlerinden kopamayacak, sistem daha çok hızlanacak. Bu durumda teknoloji, insanı en temel hakkından mahrum bırakmaya devam edecek, arzularını görünmez kılacak.

Günümüzde yapay zeka bizi serbestçe düşünmeye değil, daha verimli olmaya davet ediyor. Daha hızlı çalışmamız, daha çok üretmemiz, daha az hata yapmamız bekleniyor. Ancak insan yalnızca verimlilik ölçüsüyle tanımlanabilecek bir varlık değil.

İnsan, tabiatın başından beri bir şeyleri dönüştürerek kendini var etmiştir. Belki de şimdi dönüşmesi gereken şey çalışma biçimimizdir. Eğer yapay zeka insanın zorunlu görevini hafifletir ve ona yaratma özgürlüğü tanırsa, o zaman teknoloji gerçekten de insana hizmet ediyor olacak.

Yapay zekanın yaşamımızdaki yeri de tam bu olmalı: İnsanın yerini almak değil, insana yer açmak. Çünkü insan, yalnızca yaşayan bir varlık değil, anlam arayan bir varlıktır. Yapay zeka bize zamanı verirse, biz de o zamana anlam veririz.



önceki eser / sonraki eser