Konusu:

“Yapay zekanın yaşamınızdaki yeri nedir, ne olmalıdır?”


Yazar Rumuzu: nike6708

Eser Sıra Numarası: 23022026eser26




                                 Yapay Zekanın Yaşamımızdaki Yeri Nedir? Ne Olmalıdır?


Yapay zeka, günümüzde kullanımı biz bunu istesek de istemesek de gittikçe artan bir teknoloji. O yüzden yaşamımızdaki yerinin ne olduğu konusunda çok uzun düşünmeye, konuşmaya, tartışmaya gerek yok. Çoğunluk tarafından kullanıldığı söylenebilir. Kişiden kişiye değişebilir bu kullanım elbette, kimi yaşamak için yapay zekayı kesinlikle gerekli bir araç olarak görürken, başkaları hayatında yapay zekaya hiç başvurmamış olabilir. Fakat toplum açısından bakılırsa, son birkaç yılda genel insanlık üzerine görmezden gelinemeyecek kadar fazla bir etkisi olduğu kesin olarak söylenebilir.

Ancak “Yaşamımızdaki yeri ne olmalıdır?” sorusuna verilecek cevap, hem kişiden kişiye değişebilen, hem de “iyi” olan şeyin ne olduğuna göre, kişinin amaçlarına göre değişebilen bir cevaptır.

Yapay zeka üzerine konuşabilmek için, bana kalırsa öncelikle tam olarak ne olduğunu bilmek, bunu kavramak gerekir. Sanıldığı üzere, yokluktan var eden, adeta bir bilim kurgu filminden çıkmış gibi, bilgisayarın sahip olduğu “zeka” değildir. Çok basitleştirmek gerekirse, ona beslenen her bilgiyi tutup, ona sorulan sorulara sahip olduğu bilgileri belli bir örüntüye göre geri kusarak cevap veriyor. Buna “zeka” diyebilmek; sonsuzlukta daktilolara sonsuza kadar sonsuz yazı yazan maymunların, eninde sonunda yazacağı mantıklı birkaç cümleyi -veya şans eseri en sonunda yazmayı başaracakları Shakespeare’in eserlerini- tamamiyle o maymuna atfetmek, olasılıkların farkında olup ona göre hesaplanmış bir istenilen sonuç yerine tamamiyle o maymunun kendi zekasına yormak gibi bir şey. Bu bilgilere sahip olduktan sonra, yapay zekayı, veya daha doğru bi ifadeyle makine öğrenmesini kullanan insanların yapay zekaya herhangi bir bilirkişiye danışacakları gibi sorular soran ve sorgulamadan güvenen insanlar hakkında bence şüphe duyulmalı, dediklerine güvenmeden önce bir daha düşünülmeli.

Yapay zekanın kullanımı - belki de benim anlamadığım bir albenisi, gizli bir yönü vardır bilmiyorum- bana tamamiyle gereksiz geliyor. Sanki olmayan bir problemi çözüyormuş gibi. Aslında, yapay zekanın, yani makine öğrenmesinin bir çok alanda kullanışlı olduğu durumlar oluyor. Fakat bu durumlar ile çoğunluğun onu kullandığı durumlar, hatta bu teknolojileri geliştiren insanların gerçekleştirmeyi hedefledikleri pek çakışmıyor. Yapay zeka kullanılarak -belli örüntüleri tanımlama üzerine kurulu olduğundan dolayı- kanser kütleleri daha ölümcül bir tehdit oluşturmadan tespit edilip tedavi edilebiliyor. Fakat yine bu aynı teknolojinin, savaş dronlarının sivilleri tespit etmeleri için de kullanılabildiği, ve hatta bu araştırmalara yapılan bağışların çoğunun sağlık alanındaki gelişmelere destek için değil, silahlanma ve savaş alanındaki gelişmelere destek için yapıldığı gözönünde bulundurulursa, pek de desteklenmesi istenilecek bir teknoloji gibi görünmemeye başlıyor. Üstelik bir de genel halkın yapay zekayı kullanma şekli var ki bu da sonunda hem kendi karları için daha büyük sorunları görmezden gelmeyi öğrenmelerine, hem de kendi özgün fikirlerini gittikçe kaybetmeye başlamalarına neden olan bir kullanım.

Yapay zekaya olan talebin son zamanlarda artmasının tamamiyle bu teknolojiyi geliştiren insanlar tarafından diretilen bir artış olduğunu, talebin fabrike edilmiş bir talep olduğunu düşünüyorum. Çünkü herhangi bir talebi gerçekten karşılamak yerine, varolmayan sorunlara ortalama çözümler üretebilen ve bunu yaparken sunulduğu veri merkezlerinde büyük miktarda su kullanılan ve veri merkezlerinin kurulu olduğu bölgelerin doğal su döngüsünün -soğutma işlemi için kullanılan su bir kere alınsa ve döngüsel olarak kullanılsa dahi- zarar görmesine sebep oluyor. “Varolmayan sorun” diye adlandırdığım şeyin tarihte birçok örneği var. Buna bir örnek vermek gerekirse, elektriğin icadı belli bir talebe karşılık olarak doğmuşken ve kesin olarak çözdüğü bir sorun varken -karanlıkta aydınlanma ihtiyacı- elektrik üreten enerji santrallerinin talep sadece geceleri olduğu ve gündüzleri boş durdukları için, gündüz de elektriğe ihtiyaç uyandıracak yeni alet edevatlar geliştirilmesi gösterilebilir. Ekmek kızartma makinesi, tamamiyle bir ihtiyacın uydurulması sonucu ortaya çıkan bir araçtır. Asıl ihtiyacı zaten karşılayan bir araç varken, ekmek kızartmaya özel bir makinenin piyasaya sürülmesi ve sanki bu işi o kullanılmadan yapmak imkansızmış gibi tanıtılması sırf bir ürün pazarlayabilmek için ihtiyaç uydurulmasına örnektir.

Ben, yapay zekanın da aynı bu örnek gibi, varolmayan bir talebe çözüm olarak sunulan bir ürün olduğunu düşünüyorum. Zaten insanlar olarak yapabildiğimiz, hatta insan olduğumuz için yapabildiğimiz birtakım aktivitelerin -yazı yazmak, resim çizmek, şarkı söylemek vb.- sanki yapmaktan utandığımız, kurtulmamız gereken bir yükmüş gibi yapay zekaya yaptırılmaya çalışılması bana yanlış geliyor. Bir şey yaratırken hissedilen duygular -pozitif veya negatif- tamamiyle atlanıp, bunun sonucunda bir şey yapmış olmanın getirdiği gurur hissi de tam hissedilmeyecek şekile getirilerek bir şey yaratmak; bana olmayan bir problemi çözmeye çalışmakla kalmayıp, olmayan bu problemi çözmeye çalışırken bu sefer gerçek ve daha büyük başka birçok problemler yaratıyor gibi geliyor.

Bence, yapay zekanın yaşamımızda yeri tamamiyle olmamalıdır. Yaşamımızdaki yerini kendimizin belirlediğimizden emin olmalı, ve bizim yerimize bunu belirlemeye çalışanların aslında bizden tam olarak ne istediklerinin, neyi feda etmemizi istediklerinin, bizim yaratma kaabiliyetimizi onlara teslim etmemizden ne kazanacaklarının farklında olunmalı ve ona göre hareket edilmelidir.

Yaşamımıza dayatılarak zorla sokulan bu teknoloji, yeni bir düşünce, yeni bir yaratma, yeni bir varolma türünün doğuşuna sebep olmuş bulunuyor. Yapmamak.




önceki eser / sonraki eser