Konusu:
“Yapay zekanın yaşamınızdaki yeri nedir, ne olmalıdır?”
Yazar Rumuzu: evavaroglu0000
Eser Sıra Numarası: 08022026eser01
YAPAY ZEKA VE HAYATIMIZDAKİ YERİ
Son zamanlarda bilgiye ulaşmak fazlasıyla kolay olmuş durumda. Herhangi bir sorunun cevabını bulmak için uzun uğraşlar sarf etmemize gerek kalmıyor. Ödevlerimizi yaparken bir konu hakkında bilgi edinmek için yapay zekaya başvuruyoruz, saniyeler içinde de yanıt almış oluyoruz. Bilgiye ulaşmak bu kadar kolayken insan beyni körelmez mi? Bu kadar hazıra konmak etiğe zarar vermez mi? Elbette hazıra konmak, insana bireysel olarak zarar verebilir; aynı zamanda insana verdiği zarar yayılarak etiği de olumsuz etkileyebilir. Bu durumlar kültürel yozlaşmaya yol açabilir aynı zamanda bir toplumun geleneklerini riske atabilir. Bu şekilde devam edildiğinde insan hem kendinden hem de kültüründen uzak kalır.
Yapay zeka günümüzde eğitimden sağlığa, iletişimden günlük yaşantımıza kadar bir çok alanda karşımıza çıkıyor. Artık doktorlar bu yapay zeka teknolojisiyle hastalıkları daha hızlı bir şekilde tehşis edebiliyor. Ameliyatlarda kullanılan yapay zeka teknolojisi, operasyonların daha verimli geçmesinde önemli rol oynuyor. Aynı zamanda süreyi verimli kullanmayı da sağlıyor. Eğitimde bilgiye hızlıca ulaşmamız gelişim konusunda etkili olabiliyor. Geçmiş zamanlarda, öğrencilerin doğru bilgiye ulaşmak için doğru ansiklopediyi bulmaları gerekirdi. Bu durum da zaman kaybı yaratırdı. Gelişen yapay zeka teknolojisi ise bu zorlu durumu basite indirgemiştir. Görülen iyi yönlerle birlikte yayılmaya hızla devam eden, yaşamı olumsuz etkileyebilecek etkenler de ön plana çıkabiliyor elbette. Örneğin; çoğu zaman genel ağda gördüğümüz haberlerin gerçek mi, yapay zeka mı olduğunu ayırt etmemiz fazlasıyla zorlaşıyor.
Yapılan bilimsel araştırmalar, yapay zeka ile üretilen sahte videoların insan algısı tarafından ayırt edilmesinin zor olduğunu ve bunun dijital ortamlarda güven sorunları yarattığını göstermektedir. Bu durum, özellikle sosyal medyada karşılaşılan içeriklerin doğruluğunu sorgulamayı zorunlu kılmaktadır.
Bu sorgulama her ne kadar gerekli de olsa, beraberinde ciddi güven problemleri meydana getirmektedir. Birey, artık karşılaştığı her bilgiye şüpheyle yaklaşmak zorunda kalmakta; bu durum zamanla zihinsel savaşa akabinde ciddi zihinsel yorgunluğa yol açmaktadır. Sürekli doğruluğu kanıtlanması gereken içerikler, dijital dünyadaki etkileri gerçek hayata taşıyarak insan etniğine zarar verebilir duruma getirmektedir. Bu durum halk içindeki çatışmalara yol açabilir, hatta teşbihsel olarak iki insanı da birbirine düşürebilir. Bununla beraber yaşanılan gerginlikler yayılabilir. Ateş hem ısıtır hem de yakar. Yapay zeka da çağımızın ateşi gibidir.
Özellikle yapay zeka ile üretilen içeriklerin yaygınlaşması, gerçeğin sınırlarını belirsizleştirmektedir. İnsan algısıyla ayırt edilmesinin zor olduğu bu denli içerikler, yalnızca bireysel zarara değil aynı zamanda toplumsal kayıplara ve güven sorunlarına da yol açabilir. Bakıldığında sorun, yanlış bilginin varlığından ziyade; doğru bilginin ayırt edilememesidir.
İnsan, algısını kullanabilen bir varlıkken yapay zeka için bu durum söz konusu dahi değildir. Yapay zeka da insanlar tarafından geliştirilmiş bir devredir. Ancak geliştiği her gün insan etniğine daha çok zarar verir. İnsan kalbini de yapaylaştırarak pille çalışır hale getirmektedir. Bu durum yapay zekaya bağımlı olma durumunu da beraberinde getirir. İnsan bu bağımlılıkla yapay zekanın hisleri olabileceğine inanırken genel ağda görmüş olduğumuz sahte içerikler kişiyi sessiz bir hissizliğe hapseder. Daha sonrasında sorgulanan her içerik boyun eğme kıvamına gelir. Eğer boyun eğmeyip gerçeklikten şaşılmazsa sorgulama devam eder. Bu durum hissizleşmeyi ve zihinsel körelmeyi önler.
Tüm bunları göz önünde bulundurduğumuzda, yapay zeka çağında insan bilmediğinden değil neye inanacağını bilmediğinden sorgular. Gerçeğin ayırt edilemez hale geldiği bu dünyada asıl tehlike yanlış bilgi değil, bilginin de şüpheli hale gelmesidir. Önemli olan insanın kendini hissizleştirip köreltmemesidir.
önceki eser / sonraki eser