Konusu:
“Yapay zekanın yaşamınızdaki yeri nedir, ne olmalıdır?”
Yazar Rumuzu: göko2615
Eser Sıra Numarası: 23022026eser29
Sözde Zekâ
Tuşlu telefon devri biter bitmez “teknoloji devri” olarak adeta lokum dağıtır gibi isim verdiğimiz yılların ardından, artık müşterekçe, yeni, daha inovatif bir adlandırma yapmamız gerektiği kanaatindeyim. Misal artık zavallı annemin mutfak robotu diye tutuşmasını dinlerken aklıma yapay zekâ gelmiyor. Bundan iki-üç yıl önce okulda lego ile tasarlayıp blok kodlama ile yürüttüğüm ileri geri, içine doğduğu zaman ise sağa sola gidebilen cici robotum da gelmiyor. Daha kapsamlı düşünüyorum; daha tehlikeli, daha kasvetli ürünler geliyor aklıma, yalnızca bir insanın yapabileceği şeyler geliyor. Yapay zekâ insanlığın sonunu getirecek propagandasına inanmazken son bir yılda geri bakar olmadım değil. Küçükken bize şöyle dendi: “İnsanı diğer varlıklardan farklı kılan, düşünebilmesi, anlayabilmesidir.” Şimdi aynı kabiliyet robotların elinde de bulunuyor. Öyleyse bu inanç düzenlenecek, “İnsanı ve robotu diğer varlıklardan farklı kılan, düşünebilmesi, anlayabilmesidir.” mi olacak? İnsan ve robot aynı sayfada mı incelenecek? Kablolar ve dijital ıvır zıvırlar artık Âdem ve Havva’nın soyundan mı kabul edilecek? Mekanik bir zekâ ile felsefe konuşabiliyorsun. Bir vakit önce zar zor konum alabiliyorduk sanki, şimdi robot büyümüş, filozof olmuş. Hiçbirini aklım almıyor. Zekâ kavramını da aklım almıyor. İnsanoğlu henüz tek başına zekayı sökememişken, yapayını nasıl kavrayabilir? Bu denli kısa bir sürede oldukça geniş bir başlık haline gelen yapay zekâ akıl almaz geliyor, hem de insanlık henüz sırf zekâ kavramını idrak edememişken. Ama bu pek gerçekçi yapay zekaya cehalet ile karşı çıkılmaz. Elimizi alıştırdığımız kaydırma hareketi ile beynimize iliştirdiğimiz uydurma ve kulaktan dolma bilgiler şöyle buyurmuştu; “Yapay zekâ komut başı üç galon su harcıyor.”
Ne kadar mutfak robotunu artık aklım yapay zekâ rafına yerleştirmese de robotlar birer yapay zekâ. Nüktedan lego robotum da öyleydi. Bizimle uzun uzun İtalyan pastanelerinin ay çöreğine beyaz çikolata koyma haletini tartışabilen zekâ bildiğin yapay zekâ değil. Namı diğer üretken yapay zekâ bambaşka bir kavram. O su harcıyor. Tabii bulaşık makinesi de harcıyor... Ama sözü geçen “yapay zekâ” üretken olan. Düşünerek üretebilen bir zekâ bu. Henüz yoktan var edemiyor ama üç-beş kelimeden camialar düzüyor. Zaman gösterecek ama belli ki bizler şuan sözde üretken yapay zekanın cazibesinden birkaç devir kurtulamayacağız. Başından beri istediğimiz şeye sahip olabiliyoruz: bizim gibi düşünebilen, insan zihninin özelliklerini taşıyan bir uşağımız var. Saniyeler sürüyor. İlkokulda bile yükünü kaldıramadığım eğitim sisteminden ötürü anneme benim için okula gitmesi, benim ödevlerimi yapması için yakarırdım. Yazılı olarak liseye başlamamış olsaydım şuan bile yakarabilirdim ancak buna gerek kalmadı. Cebimde benim için özelleştirilmiş bir yardımcım bulunuyor. Benden, annemden ise belki daha zeki. Daha hızlı ve daha doğru üretiyor. Daha fazla üretiyor. İnsan gibi üretiyor. İnsan gibi. İnsanın bütün niteliklerini taşıyan, susamış bir robot. Pek susamış. Robotların susadığı, kana kana su içtiği günleri de görecektik demek.
“OECD’ye göre, 2027 itibarıyla yapay zekâ sistemlerinin yıllık su tüketimi 4.2 ila 6.6 milyar metreküp arasında olacak. Bu, Birleşik Krallık’ın yıllık toplam su tüketiminin yarısına eşdeğer.”
Sevgili üretken uşağımız yardımımız ile kıtlığa doğru sürüklüyor hepimizi. Ancak hayır, önce insanların fincana sığabilen boncuk gözlü köpek fotoğrafları oluşturmaları, muz kostümü giyerek dans eden kedi videosu yaratmaları, bazılarının fizik ödevlerini yetiştirmesi, bazılarının İngilizce makale yazması gerekiyor. Zaten seninle aynı düşünen, yalnızca senin kadar üretken bir robot varken karşında, kendinin iyi versiyonu varken eline niye kalem alasın ki? Şahsen ben almam. İnsanlar onca yıl paşa paşa öğrendi, kısmi bir insan üretti. İstirahat sırası insanlarda. Biraz uzanıp buz gibi su içerek üretken yapay zekaya film falan yaptırırım, içecek suyum kalırsa tabii. Acı olan pek fazla gerçek var insanlığın kabullenemediği... Bizler umursamıyoruz. Gelecek zaman eki kullanmıyoruz. İdare ediyoruz önümüze bakmaksızın. Şimdiki zamanı kutsarız, şimdi yaşarız, sonra ölürüz. Oysaki sonrayı yapacak şimdiki zamandır zaten. “Şimdi yapayım bu sunumu yapay zekâ ile, sonra kullanmam zaten.” cümlesini ironikleştirelim: “Şimdi yapayım bu sunumu yapay zekâ ile, sonra su kıtlığını hallederim.” ki “halletmek” imkânsız değil. Sunumunu elin emeğin ile yap. Eline kalem al, fincana sığan boncuk gözlü bir köpek çiz, muz kostümünde dans eden bir kedi üret. Üretken bir insan ol. Üretken bir zekâ. Yapay olmayan.
önceki eser / sonraki eser